(meydan okuma22) 🍰kek yaparken,çay demlerken dikkat edilecekler.

İnanıyorum ki bu yazı faydalı olacak, bildiğin şeyler hakkında ipucu verebilirsin.
Ne bileyim mutfak ipuçları ya da fotoğraf ile ilgili ya da şu an aklıma gelmeyen bir şey ile ilgili. İpuçları hayati önem taşırlar, içlerinde deneyim barındırırlar.
Kek yaparken dikkat edilecekler;

Madem mutfak diyerek siz  bize ipucu verdiniz , bende size bildiğim bir konu üzerinden , gün toplantılarının vazgeçilmezi ,çocuklarımızın çok sevdiği kek ya da pasta yapımında, dikkat edilecek hususlar konusunda bazı ufak öneriler vereyim. Bilinler biliyordur , belki bilmeyenlere faydam olur;
*-Bir kere yapacağınız kekin tarifini iyice okuyun, malzemelerinizin ölçülerini
tam olarak ayarlayın.
*-Kek hazırlamaya başlamadan fırını ısıtmaya başlayın.
*-Yumurta,süt ,yoğurt vs. malzemelerinizi mutlaka oda ısısında olmasına dikkat edin.
*-Un,kabartma tozu, vanilya, kakao  gibi kuru malzemelerinizi mutlaka başka
bir kapta eleyerek hazırlayın.
*-Yumurta ve şekeri( tercihen cam/çelik bir kap)çok iyi çırpın, elektrikli çırpıcılar bu iş için en ideali.
*-Unu  ilave ederken ,elektrikli çırpıcı değil kaşık kullanın, yavaş yavaş karıştırarak ilave edin.
*-Un ilavesinden önce bir çorba kaşığı limon suyu, keke hem kabarıklık hem lezzet ilavesi yapar.
*-Kek kabınızı mutlaka iyice yağlayın(tereyağ/margarin)

İşte bu basit kurallara dikkat ederseniz ortası çatlamış, kabarmış mis gibi bir kek pişirirsiniz.

Çay demlemenin önemli hususları;

Tabi kek olursa yanına ne lazım, şöyle demli mis gibi bir çay.
Siz bitki çayını mı tercih ediyorsunuz.O zaman şunlara da dikkat edin;
*-Bitki çayınızı kesinlikle içme suyu ile hazırlayın, musluk suyu kullanmayın.
*-Bitki çayınızı porselen ya da cam demliklerde,kaynatmadan, sıcak/ılık su ile demleyin.
*-Bitkilerin de bir dayanma süresi vardır,toplanıp kurutulmuş ,üzerinden bir-bir buçuk yıl geçmiş bitkilerden çay, demlemeyin.Aldığınız ürünün temiz, sağlıklı koşullarda tolanıp kurutulmuş olup olmadığını sorgulayın.
*-Aktarlardan karışık bitki çayları alıyorsanız içeriğini, alerjik olup olmadığını, etkileşimlerini araştırın.
*-Bitki çaylarınızı taze demleyin, taze taze için.
*-Soğumuş çaylarınızı, tekrar ısıtıp, içmeyin.

Ağız tadınız yerinde olsun ,diyerek bu günkü yazımı noktalıyorum.
güzel bir cuma günü olsun..



(meydan okuma 21) eleştiri ve yakınma bir arada..

Herhangi bir konuda eleştiri hazırlayabilirsin.Telefon uygulaması, kitap, müzik,
ya da restorant, ne istersen sana kalmış.

   Eleştiri bir konu ya da bir iş ile ilgili gözlemlerimiz sonucu, genelde olumsuz
görüşlerimizin bildirilmesidir.
   Eleştirinin maksadını aşmamasına, kırıcı değil yapıcı olmasına özen gösterilmelidir.
   Eleştiride bulunurken tenkitlerimizi yönelttiğimiz konunun, iyisini/kötüsünü de bilmeliyiz ki söylediklerimiz yerini bulabilsin.
🌀🌀🌀🌀
Eleştirinin kısaca tanımını yaptıktan sonra akşam Marmara Bölgesini yine heyecana sevkeden, deprem olayı ile ilgili yetkililere yapacağım tenkite geliyorum.  (tık tık tık bknz)
Soruyorum;
Nerede bizim deprem toplanma alanlarımız?
1999 depreminde uzun gün  ve geceler boyunca çoğumuz ,sağlamda olsa,hasarsız da olsa evlerimize giremedik. Bahçelerde, o zamanlar bol alan açık alanlarda sabahladık. Üstelik o zamanlar ,kendi ilçem olan Kartal,  20-25 katlı binalarla tanışmamıştı. En fazla 6-7 katlı binalar vardı, sokaklar ferahtı.Açık alanlar çoktu.Sonra ne olduysa oldu,rant demek her şey demek, oldu.
Umarsızca Deprem Toplanma Alanlarımıza binaları doldurdular.Deprem dönüşüm adı altında 4-5 katlı binaları yıkıp yerine, 10-15 hatta 20 katlı bina müsaadesi verdiler. İnsanlarda da kabahat var tabii. Daha çok daire, daha geniş m2 li evler,daha fazla daha çok diye diye,ağızları dilleri kurudu adeta.
Zaten Kartal'da yıkılan apartman ,hayata veda eden onca can ,bizlere' depremde ne olacak?' sorusunu hatırlatmıştı.Akşam Çanakkale'de gerçekleşen deprem konuyu tekrar hafızalara getirdi.
Bu gün böyle eleştiri konusu olunca, aklıma direkt depremle ilgili serzenişte bulunmak geldi. Eleştirel bir bakış açım vardır, bir şeyin olumlu yanları kadar olumsuz yanlarını da görmekten yanayımdır.Bu gibi eleştiri dolu yazılarımda olmuştur. Depreme hazırlıklı olmak konusu önemli , ne kadar hazırlıklıyız,
ne kadar önemsiyoruz önemli.Ben bu şehirde doğup, yaşamış biri olarak bir hazırlık göremiyorum. Deprem çantası hazır etmekle bitmez bu işler.
İşte 21.gün konusu vesilesiyle ,eleştiri oklarımı ;
depremde bize sığınacak bir yer bırakmayan ,deprem toplanma alanlarımızı yok eden ,kimlerse , işte o yetkililere  gönderiyorum.
Allah korkutmasın, iyi günler göstersin ,dileklerimle.


(meydanokuma 20) hava nasıl oralarda?

Bugün hava nasıl? Havaya göre bir liste hazırla mesela
(film, kitap, kıyafet, yemek artık aklına ne gelirse)

yine bana hiç uymayan bir alışkanlıkla ilgili , liste yapma ile ilgili, bir konu başlığı. Kendini tanımla deseler, listelerin kadını asla olamadım, diyeceğim.
Bu gün hava nasıl?

Bugün hava harika.. Değil mi??
Olsun ,benim havam harika o zaman.(Olumlama yapmak bünyeye iyi gelebilir) Şubat ayının yirmisindeyiz.Sisli bir İstanbul sabahı.Buğularla kaplı yer gök.
Bugün baharın müjdesi cemrelerin ilki toprağa düşüyor.
Bu yazı dizisi boyunca bir kez daha yani ayın 27 sinde ikinci cemre ile de buluşacağız. Üçüncü cemre ise mart ayın 6 sında düşecek.
işte size bir liste
💐birinci cemre havaya,
💐ikinci cemre suya,
💐üçüncü cemre toprağa ,düşer.

Cemre; kor halindeki ateş demek. Mevsimler değişip ,İlkbahara doğru aylar geçerken, yedi gün arayla havaya, suya ve en son toprağa cemre düştüğüne inanılır.Cemrelerin düşmesiyle  havanın, toprağın ve suyun ısınmaya başladığı düşünülür.Cemre olayının bilimsel meteoroloji ile bir ilgisi yoktur.Lakin yıllardır insanların gözlemleri sonunda ,bilinir ki genelde cemrelerin düştüğü günler havalar soğur, kar kış olur. İlk cemrenin düştüğü bu gün İstanbul sis ve pus içerisinde kaybolmuş gibi.Etrafta bir sessizlik var.
Umarım baharlı günler sislerin ardında, bol güneşle bizleri bekliyordur.

(meydanokuma 19) blog yazmaya nasıl başladım..

En merak edilenlerden, baştan itibaren blog maceranı dinlemek isterim.

Blog kavramını, ilk kez kuzenim Bal Gözlü Kız (Tuğçe) 'dan işittim. Kendisi moda konusunda, uzun zamandır blog sahibi. Bende onun blogunu takip ederken ,şu blog nasıl bir şeydir, nasıl açılır,neler yazıyorlar diye incelemeye , bloggerları takip etmeye başladım. Sonrasında da sinema ,film yorumları ile ilgili bir deneme blog açtım😊
Sonra o blogu kapattım.Blogları da izlemeye devam ediyordum.O ara yemek blogları ,çok revaçtaydı ve benimde çoğu zamanım mutfakta geçiyordu. Pişirdiğim tarifleri paylaşacağım bir blog açmaya karar verdim. İşte burası böylece, 2012 yılında açıldı.
Sonra amacı değişti, yazmanın verdiği keyif ,emeklilik nedeniyle vakitlerimi geri kazanıp, kendi istediğim şeyleri yapabilmenin verdiği özgürlük hissi ile, tarif paylaşım amaçlı açılan blog , farklı konularda yazılarımı paylaştığım bloga çevrildi.
İşte o gün bugündür, hem paylaşıyor, hem paylaşılanları takip ediyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...