size de olur mu?

Demet;
-bakayım var mı, diye içeri kısma gitti.
O sırada Haticanım telefonla konuşuyor ,hareretli hararetli.
-Hiç kalmamış, şimdi istetsek öğleden sonra 3, 5 da gelir.
 Bu arada Haticanım, bir yandan telefonla konuşurken ,eliyle dur dur işareti
yapıyor, .
Bizde oradaki iki sandalyeye oturup beklemeye başladık.
Aklıma dün baş ağrısı ilacını ararken gördüğüm kutular geldi.
Bizim evde ilaçlar kocamın sorumluluğunda.
O düzenler, saklar, süresi geçenleri ayıklar falan.Ben ecza dolabına pek uğramam.
Kullandığım ilaçlar kendi çekmecemde durup durur.
Ama dün baktım başım ağrıyor, ecza dolabına elim gitti işte .
O sırada yine görmemin pek mümkün olmadığı bir köşede, diplerde iki boş kutu gözüme
çarptı.
Birinin üzerinde kendi ismi ve bir tarih, diğerinin üzerinde oğlumun adı ve bir tarih.
Alıp baktım.Tetanoz aşısı kutuları.Oğul bisikletten düştüğünde,
kocamında elini  vida kestiğinde tetanoz aşısı olmuşlardı.O aşıların kutularının
saklandığını bilmiyordum.
'Allah allah' diye düşündüm,'Bak görüyor musun bunları bile saklamış, gerekiyor demek'.
İşte tam da bunun ertesi;
Bu sabah keyfim pek yerinde yemek yapıyorum. tepside içli köfte  pişiricem.
Radyoda müzik falan, hava güzel.
Sonra dolaptaki salça kavanozuna baktım az var,
kaşıkla iyice içini sıyırdım ama yetmez bu diye düşündüm.
Sandalyeyi kiler dolabına yanaştırıp üzerine çıktım.
Her seferinde kocam, yapma bunu düşeceksin ,diyor ama
şu mutfak dolaplarını öyle tepelere yapıyorlar ki boyum uzun olmasına rağmen
ben bile sandalye kullanıyorum üst raflara ulaşmak için.
Salça kutusu köşede.Bu sefer cam değil
bazen tercih ettiğim teneke kutulardan.
Sandalyeden inip kutuyu açma işine girişiyorum.
O üzerindeki hani kutu içeceklerde ve pek çok konserve kutularda olan halkayı
çekiyorum.
Kolayca açılıyor.
Sonrası nasıl oldu, nasıl o açılan sivri kenarlı ,yuvarlak kapak
bir jilet gibi benim parmağıma daldı,
o ufacık derin kesikten nasıl bir anda kan çıktığını hissetim,
hiç anlamadım.
Bir iki saniyede parmağım ağzımda ,kanı durdurmak için gayri ihtiyari
sokmuşum, hemen koşup tentürdiyota buladığım pamuğu bastım, yara bantı taktım.
Geçer şimdi ,diye düşündüm,
ama içime de bir evham düştü,dün gördüğüm tetanos kutuları geldi.
Ya hu çağırdın mı kadın!
yoksa olacaktı da hissi kablel vuku mu oldu sana!hıı. .

Ben bunları düşünürken, Haticanım elinde iğne kutusu, kalfasını haşlıyor ,
-Demet neden yok diyorsun, bak burda var bir sürü.
-şey onları grip aşısı sandım dı diyo demet.
Ben aşının koldan yapılacak ufacık bir iğne olduğunu öğrenince rahatlamış,
kolumu sıvamış bekliyorum.
Haticanım, bismillah diyip ince iğneniniçindeki aşıyı koluma zerketti.
Mahallemizin bir tanecik eczacısı ile biraz hoş sohbet edip, eve geldik.
Kocam kutunun üzerine adımı ve tarihi yazıp diğer iki tetanoz kutusunun yanına koydu.
Bunada şükür deyip, güne devam ettik..

İşte böyle durumlarda tetanoz aşısından korkmamak gerekirmiş.
Koldan yapılan basit bir iğne.
Tetanoz aşısı;
Beş yıl koruyucu imiş.
Tabi ki böyle kesikler derinse ise derhal dikiş attırılması gerekiyor.
Her yerde eczacıların hallebileceği şekilde olmayabilir olay.
Her türlü kesici alet, tetanoz mikrobu taşıyabileceğından
bu tip, kesikli ev  kazalarında da ihmal etmeden aşı yaptırılmalı.
söylemeden geçmiyim;
Bundan gayrı,
 teneke kutuda bir mal alırken bir değil iki kez düşüneceğim..

5 yorum:

  1. Çok geçmiş olsun, benim bildiğim paslı olursa tehlike yaratıyorlar, paslı olmayan temiz tenekeden bence boşuna evham yapmışsın, kolonya, alkol vs. yeterliydi:))Tekrar geçmiş olsun, dolap yüksekliği konusunda hem fikirim çok sinir.....

    YanıtlaSil
  2. geçmiş olsun, ben de birkaç yıl önce olmuştum tetanoz aşısı. 5 yıl geçerli diye biliyorum, takip etmek lazım.

    YanıtlaSil
  3. Bende birçok kez kestim en son 8 sınıfta olmuştum sanırım baya olmuş 🤔

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...