İstanbul pek bir sulu ve somurtgan..

Bir sıkıntılı havadır ki sormayın,
kara kara bulutlar, yağmur bıraksam mı bırakmadan geçsem mi diye dolanıyor..
Serin mi serin üstelik..
Şöyle güllerin mevsimi Mayıs ayındayız, pırıl pırıl güneş yüzünü
göstersin , bahçelerin, balkonların tadı çıksın isterdik..
Çiçeklerim de güzel açtı, artık havalar ısınınca  bir balkon keyfi yaparız
diye düşünüyorum ;

Japon gülüm ikişer üçer açar oldu bu bahar(tü tüü tüü maşallah)
bu da salkım sardunya , bir parlak yaprakları varki sanki cila sürülmüş.Saldı kendini,
çiçeğide şarap rengi ama kendilerini bir kez açmışken görme şerefine nail olduk.
Bu benim güzel ,uykucu, mor yonca'm. Güneş  kavuşur kavuşmaz kapatır yapraklarını,
artık ne rüyalar görürse bilmem, sabahlara kadar uyur.
 Gündüzde leylak rengi minik çiçekleri ile salınır.
Bu da  yaprak güzeli, çok da güzel açar..
En sona  çılgın açan begonyalarımı sakladım ki
sizlerin de günü haftası böyle renkli geçsin, içinizde çiçekler açsın..


1 2 3 .. poğaçaaa


-1 su bardağı sıvı yağ
-2 su bardağı yoğurt
-3 paket kabartma tozu,
  işte böyle basit reçeteli bir poğaça tarifi.
Un ne kadar derseniz o da dört su bardağından biraz fazla.Yani önce 4 bardak
un ilave edin , toparlanmazsa bir bardak daha ilave edin.
Hamurdan yumurtadan küçük parçalar koparılıp iç harcı konulup,
yuvarlanır.
İçini ben kıymalı yaptım.
 Şimdi mevsimi iç harcına sivri biber , domates de yakışır.
Patatesli , maydanozlu peynirli de yapılabilir.
Üzeri bol galeta ununa bulanır.
Orta ısılı fırında pişirilir..
Çay tek başına içilmekten hoşlanmıyor bence..


Bugün Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün doğum yıldönümü

      19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
kutlu olsun.


Bir zamanlar statlarda gençlerin hazırladığı renkli,
çoşkulu, neşeli gösterileri
  gururla izlerdik.
 
 

nereye kadar..

Sahile böyle ''Duvar'' misali binaları sıralarsanız,
biz lodosu yüzümüzde nasıl hissederiz..
Burada ışıklarda beklerken daha bir yıl öncesi deniz ve adalar manzaramız vardı,
reva mı bu Kartal'a ...
yazık...



Canınız kek çekince : Anne Keki




*1su bardağı süt yada yoğurt,
*2 su bardağı tozşeker,
*3 su bardağı un,
*4 yumurta,
*125 gr tereyağ,(eritilip, ılıtılmış)
*kabartma tozu
*vanilya,
*limon kabuğu rendesi

Buzdolabından daha önce çıkartılıp , oda sıcaklığı kıvamına gelmiş 4 adet yumurta
teker teker hamuru yapacağımız ,derince bir  kaba kırılır.
Üzerine 2 su bardağı toz şeker ilave edilerek ,elektrikli çırpıcıyla
koyu  boza kıvamına gelene kadar karıştırılır.
Karıştırmaya devam ederken içine 1 bardak süt(yoğurt) ilave edilir.
Bir müddet daha karıştırılıp, eritilip ılıtılmış yağımızda katılır, malzemeler
birbirine iyice karışınca çırpmaya son verilir.
Üç su bardağı un, bir paket kabartma tozu , 1 paket vanilya , karışıma elenerek
ilave edilir ,limon kabuğu da konulur ve artık herhangi bir kaşıkla karıştırılarak
kek hamurumuz nihayete erdirilir.
İçi güzelce  yağlanmış kek kalıbımıza dökülen hamurumuz orta ısılı
fırında 20-30 dakika hazır hale gelir.

Sonrası  ''Bir çay gelsin''...

Ağız tadıyla..

elimde değil ki...


Sadece ''güle güle çocuğum'' demek istiyorum,
olmuyor, tembih tembih üzerine etmeden duramıyorum.
Gurbet kuşları her hafta sonu yurtlarına dönerken,
aşağıdaki hale yakın oluyorum:)

bana her gün Anneler Günü..

annemin babaannesi, kucağında ben.
Beş tane erkek evlat sahibi olmuş, yetiştirmiş, büyütmüş.
acaba var mıydı onun zamanında böyle
haftalar önceden davullu zurnalı geliyor geliyor
nidaları ile ''Anneler Günü'' kutlamaları,
bruncları, kahvaltıları, akşam yemekleri..
pırlantasından, süpürgesine neredeyse tüm çeyiz
seçeneklerinden hediyeler
olmadı bir çiçek bir öpücükler.
Neyse o muhteşem gün geldi de kurtulduk...

Önce Annem, sonra tüm anneler ve kendini anne hissedenler;

memlekete lazım...

 
 
 
 

6 mayıs



Hızır ve İlyas'ın  yeryüzünde buluştukları gün;
Hıdırellez.
Bu gün  bolluk , bereket, yenilenme, şifa dağıtıldığına inanılıyor.
Bahar gibi tazelendiğimiz umuluyor.
Bunu çeşitli inanışlarla kutluyoruz.
En bildiğimiz gül ağacına ,evdi, diplomaydı, arabaydı, kocaydı
işte ne ise gönlümüzdeki:)) dilek kağıtlarımızı bağlamak,
sabah ezanıyla onları alıp bir su kenarında suya
bırakmak, gece cüzdan, çanta, erzak dolabı kapılarını açık bırakmak ki
bolluk bereket gelsin.
Maksat dilekler gerçekleşsin.
Vardır bir hikmeti, bunca yıldır  süregeldiğine göre..
Bir de hıdırellezde pikniklere gidilirdi eski günlerde.
Bu 6 Mayıs İstanbul serin yağışlı, pikniğe elverişli bir hava yok.
yine de bahar hoş gelmiş diyor,
hızır günlerin bolluk bereket içinde geçmesini diliyorum.
Memlekete de bir dirlik düzen gelse ne iyi olur.

Miraç Kandili kutlu olsun

 
 
Dualarımız kabul olsun, yüreklerimize merhamet dolsun,
rızkımız bol olsun, yollarımız açık olsun.
Memleketimize huzur , barış gelsin, acılar son bulsun.
 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...