2014

                                                  2013 benim için kırgınlıklar, ayrılıklar, kopmalar,
yeniden anlamalarla , bir sürü hayat dersiyle dolu olarak geçtiği için ,
bir an önce derlenip toplanıp bitsin, diye baktığım bir yıl oldu.
ama  umutlar öyle kök salmış ki içimizde
ne olursa olsun yeşeriyor ve 2014 e
hiç bir şey olmamış gibi heyecanla, merakla yeni
ümitlerle giriyoruz.
                                                       
                          bu bloğun sahibesi olarak bir dilim çikolatalı pasta ikram ediyorum,
ister misiniz?
yeni yıla tatlı tatlı girelim, sağlıklı, ağız tadımız yerinde ,umutlarla dolu,
gelenin gideni aratmadığı, kötülerden uzak...
 
Seçimlerle dolu bu yılda
güzel ülkeme de iyi şanslar ,dürüst yöneticiler diliyorum .
 
hepinize kocaman sevgiler, eeen güzel kutlamalar ..
       MUTLU YILLAR...                         
 
 


Yeşil Domates Yemeği

Bu tarif geçtiğimiz Mart ayında kaybettiğim sevgili anneannemin.
Domateslerin o en kırmızı zamanları geçtiğinde, kırçıllı yeşil sert domateslerle
 onun deyimiyle ''turşu zamanında'' pişirdiği bu yemek tam bir sonbahar yemeği.

Tarif anneannemden , 
pişirmek annemin elinden,
bu seferlik yemek:) ve tarifi sizlerle paylaşmak benim elimden.


*1 kilo kırçıllı yeşil domates
*1 tane kırmızı domates,
*2 kuru soğan,
*3-4 yeşil sivri biber,
*4-5 diş sarımsak,
*3 çorba kaşığı pirinç,
*bir tutam maydanoz,
*2 kesme şeker,
*tuz
*zeytinyağ..

--Soğanlar yarımay şeklinde ince ince doğranır, sarımsaklar bütün bırakılır.
--Zeytinyağda soğanlar  ,biberler kavrulur.
--Sarmısaklar ilave edilir.
--İri kesilmiş domatesler katılır, şöyle bir karıştırılır.
--Pirinçler, kesme şeker, tuz ilave edilir.
--Çok çok az su ilavesiyle kısık ateşte pişmeye bırakılır.
--Pişmeye yakın kıyılmış maydanozlar ilave edilir...

                                                                  Afiyet olsun..

İstanbul'da günlük güneşlik bir gün bugün,
ben annemin arkadaş gününe katılacağım,
aşure pişirmedim ben bu sene anneciğimle teyzem pişirmiş ,
aynı zamanda aşureden de  yemeye gidiyorum efendim..

Güzel bir çarşamba günü olsun...

Nar Peltesi




*3 adet iri nar,
*1 su bardağı toz şeker,
*4 bardak su,
*3 çorba kaşığı patates nişastası(daha kıvamlı isterseniz 4 kaşık kullanılabilir)

Kocaman 3 tane nar buzdolabında bekler dururdu,
 yenmesi zor bir meyve o yüzden bende tatlı olarak
değerlendirmeye karar verdim.

-Önce meyve sıkacağı ile güzelce suyunu çıkardım. 2 su bardağı nar suyum oldu.
-5 bardak suyu bir bardak tozşekerle kaynamaya bıraktım,
-Nar suyunun içine 3 çorba kaşığı patates nişastası(ararot) karıştırıp erittim.
-Kaynamaya yüz tutmuş şekerli suya ilave ederek, kısık ateşte karıştıra karıştıra
 koyulaşana kadar pişirdim.

Bu kadar...
tatlı tatlı ,kırmızı kırmızı ,şahane tatlılar oldu.
Resimde tam belli olmadı ama rengi mükemmeldi.

güzel  bir gün ve akşam dilerim hepimize....
Afiyet olsun..

Karnıbaharlı Omlet


Bir karnabahar tarifi daha, sevmeyenlere illaki sevdireceğim bu gidişle..

Küçük bir karnabaharı  yıkayıp ,parçalara ayırın ve kısa bir süre haşlayın.
Karnabaharın çok çabuk haşlanacağını hatırlatayım.
Sonra yapışmaz bir tavada ,arzuya göre tereyağ ve zeytinyağ karışımını kızdırıp ,
ufak parçalara bölünmüş karnıbaharları, şöyle bir karıştırın.
Sofrayı paylaşacak kişilerin sayısına göre , ben 4 yumurta kullandım, yumurtaları
bir kasede çırparak, tuzunu karabiberini, kırmızı biberini serpin.
Pişmekte olan karnabaharların üzerine dökün,
ters yüz ederek, alt üst rengi kızarana kadar pişirin..

*Karnıbahar,
*4 yumurta,
*tereyağ, zeytinyağ
*tuz ,karabiber.
hem karnabaharı tüketirken nazlananlara güzel bir çeşit daha hem de besleyici bir öğün..
çok da kolay.
daha ne olsun..
  afiyet olsun...

Fırında Soslu Karnıbahar


 
Artık tezgahlarda her mevsim, her sebze meyve bulunmasına rağmen ,
yazın o güzelim rengarenk sebzeleriyle vedalaştım ben. Kolay kolay elim gitmez yaz sebzelerini pişirmeye...
Çünkü mevsimindeki tat ve kokuyu, piştiğindeki lezzeti mevsimi dışında bulamam,
aynı tadı alamam.
Onun için;

Kış sebzelerinin açılışı karnıbaharla olsun dedim,
size kolay mı kolay ,leziz mi leziz bir karnıbahar pişirdim;

*1 ufak karnabahar,
*1 yumurta
*1 bardak yoğurt,
*1 yemek kaşığı un,
*1 çorba kaşığı tereyağ,
*üzeri için rendelenmiş kaşar peyniri,
*tuz karabiber,

-yumurta, yoğurt, un iyice çırpılır.
-Ufak parçalara ayrılarak haşlanan karnıbaharlar küçük bir tepsiye yayılır.
-üzerine harcımız dökülür, bir kaşık tereyağ ilave edilerek, fırına konur.
-üzeri pembeleşmeye yakın kaşar rendelenir..

GÜNÜNÜZ GÜZEL GEÇSİN,
HAFTA SONUNU MUTLULUKLA ,SAĞLIKLA,AFİYETLE GELSİN...

tatlı tatlı Supangle



*4 çorba kaşığı mısır nişastası,
*2 çorba kaşığı un,
*6 su bardağı süt,
*1 su bardağı toz şeker.
*1 su bardağı su,
*1 çorba kaşığı kakao,
*1/2 çorba kaşığı kadar tereyağ
*100 gr siyah çikolata
*İçi için kakaolu bisküvi ya da kakaolu kek parçaları,

--Dışarda tatlı yemek istesem ,bir pastanede özellikle ,çocukluğumdan kalan bir alışkanlıkla;
--supangle var m?? diye şansımı denemeden geçmem.
Bayılırım o yaş pasta tadında içi kekli üzeri kara muhallebili tatlıya...

-- Mısır nişastası , un ve kakao bir su bardağı suyun azar azar ilavesiyle eritilir.
--Ocağın altı yakılır, süt bir tencere alınarak içine şeker ilave edilir.
--Şeker eriyene kadar ılınan sütün içine nişastalı karışım ilave edilerek, kaynayana kadar
 karıştırılır.
--Göz göz olunca hemen çikolatalar ve bir kaşık tereyağ ilave edilip,
iyice karıştırarak erimesi sağlanır.
--Kaselere birer kaşık konarak üzerine kek parçaları yerleştirilir.
--Sonra kalan muhallebi keklerin üzerine dökülerek muhallebi kaselere paylaştırılır.

---Hafta sonuna tatlı tatlı başlangıç yapılır..
Güzel bir cumartesi pazar dilerim.
tatlı tatlı...

Patatesli Kahvaltı Poğaçası



*2 patates,
*2 yumurta(bir tanesinin sarısı üzeri için ayrılacak)
*1 su bardağı ılık süt,
*200 gr tereyağ,(eritilmiş ılıtılmış)
*1 kahve fincanı şeker,
*1 tatlı kaşığı tuz,
*1 paket kuru maya
*Aldığı kadar un..
*üzeri için susam.

---Patatesleri haşlayıp rendeleyelim.
---Yumurtaları yoğurma kabımıza alıp üzerine bir kahve fincanı şekeri dökerek,
   iyice çırpalım.
---Erittiğimiz tereyağını, ılık sütü mayamızı ilave edelim.
---Rendelenmiş haşlanmış patatesleri  katalım, karıştıralım, unu azar azar ilave ederek
 kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğuralım.
---Üzerini kapatıp 1-2 saat mayalandıralım.
--Mayalanan hamurdan parçalar kopartıp yuvarlayalım, yağlanmış kağıt serili
 fırın  tepsisine dizelim, ayırdığımız yumurta sarısını sürüp üzerlerine susam serpelim.

--Sabah  poğaçaların ortalarını kesip peynirle buluşturalım.
Yanına sıcak çaylarımızı alalım, çocuklara da birer bardak ılık süt olsun,
bugünlük de böyle olsun,
yiyelim içelim sabah kahvaltısız  güne başlamayalım.

Afiyetler olsun...

Etli Patlıcan

 
*1 kg kuşbaşı et(dana ya da koyun eti olabilir)
*6-7 adet patlıcan,
*2 adet kurusoğan,
*3-4 domates,
*1 kesme şeker
*zeytinyağ,
*maydanoz,
*tuz,karabiber,

--Önce patlıcanları alaca soyup, tuzlu suda yarım saat kadar bekletip, acısını çıkartalım.
--Sonra elimizle fazla suyunu sıkıp, yağlı kağıt serili fırın tepsisinde zeytinyağıyla
 güzelce harmanlayıp ,yüksek ısıda pişmesini bekleyelim.
--Etlerimizi düdüklü tencerede haşlayıp bir kenara alalım.
--Soğanları yarım ay şeklinde doğrayıp zeytinyağda yumuşayıp rengi dönene kadar
 kavuralım, soyulup küp doğranmış domatesleri ilave edelim,tuzunu, şekerini katalım..
-- Böylece bütün parçalar pişmiş birleşmeyi bekler hale gelince;
 yayvan bir tencereye alta patlıcanlar, üzerine domatesli soğanlı sos, onun üzerine de
 etler dizilip, bir miktar zeytinyağda gezdirerek, tuz karabiber ilavesiyle,
kısık ateşte bir iki taşım pişirelim,birbirine lezzetleri kaynaşsın.Sonra
 ocağın altını kapatalım ince kıyılmış maydanozları ilave edelim...

Belki bugün ne pişirsem diyenlere bir fikir verebilir...

 gününüz güzel geçsin,
       afiyet olsun...

Bülbül Konağı



Bu bayram oğlumun ısrarları sonucu bu tatlıyı yapmaya karar verdim.
Biraz el oyalasa da çok leziz bir tadı var,denemenizi tavsiye ederim.
Arife  gününden hazırladım, artık kimlere kısmetse...

*250 gr margarin,
*1 çay bardağı sıvı yağ,
*2 yumurta(bir tanesi hamura ,diğeri üzeri için)
*1 çorba kaşığı yoğurt,
*1 çorba kaşığı sirke,
*1 paket kabartma tozu,
*1 kase kadar ceviz içi.
*aldığı kadar un,
Şerbet için:
*4 su bardağı şeker,
*4 su bardağı su,
*limon
---Su ve şekeri kaynatarak indirmeye yakın limonun sıkalım(birkaç damla)
ocağı kapatıp soğumaya bırakalım.
****Tatlımız sıcak şerbetimiz soğuk olacak***

-Hamur için margarini eritip soğutalım bir kaba alalım. İçine,sıvıyağ bir yumurta,
bir kaşık yoğurt, bir kaşık sirke ilave edip azar azar unu(kabartma tozu ilaveli)  katarak
hamuru yoğuralım.Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur olsun.
-Sonra hamurumuzu bir merdaneyle açarak ,ben ajda çay bardağını kullandım,
yuvarlak parçalar çıkartalım.
-Parçaların bir kısmını daha küçük bir kalıpla delerek halkalar yapalım ,
üzerine yumurta akı sürdüğümüz bütün parçanın üzerine yapıştıralım.
Böylece ortası havuz olan tatlıların ortalarına yarım ceviz içi yerleştirelim.
-Yumurta sarısı sürüp, orta ısılı fırında üzeri kızarana kadar pişirelim.
-Fırından çıkınca şerbeti üzerine verelim ki hamurumuz tatlansın..


Yarın ki bayram münasebetiyle;
tüm aileme, sevdiklerime, blog komşularıma,dostlarıma,arkadaşlarıma,
 memleketimin tüm insanlarına sevgiler gönderiyor Bayramlarını kutluyor
ve diyorum ki Bayram bahane tatlılar şahane...


                                                           AFİYETLER OLSUN...

Elmalı Pay


Çayımı ince belli bardağıma doldurmuş sıcak sıcak içerken,
 bloğumu yine ihmal ettiğim geldi aklıma.
Tarifler yapılıp yazılmamaya başlandı,
hadi yazdı sıcaktı,
sonbahardı gamdı ,
ee nereye kadar bu tembellik ,dedim kendi kendime..
Elmaların en güzel zamanında güzel bir elmalı tatlı tarifi iyi gelir bakarsın:


*5 adet elma,
*2 çay bardağı toz şeker,
*1 çay bardağı pudra şekeri,
*3 su bardağı un,
*1 kahve fincanı yoğurt,
*125 gr tereyağ,
*2 tatlı kaşığı tarçın,
*1 paket kabartma tozu...

---Oda ısısında tereyağı, yoğurt, 1 çay bardağı toz şeker ve
kabartma tozu karıştırılmış unla güzel bir hamur yoğurup dinlendirelim.
---Elmaları rendeleyelim, yarısını 1 çay bardağı toz şekerle pişirelim.
---Ocağın altını kapatıp kalan çiğ elmaları pişmiş elmalarla karıştırıp,
2 tatlı kaşığı tarçını da  ilave edelim.
Bir süzgeçe alıp suyunu süzmesini ve ılınmasını bekleyelim.
---Hamurumuzu ikiye bölüp, alt parça olacak kısmı bir merdaneyle ince açalım.
 bir tart kalıbına döşeyelim.
---Hamurun üzerine elma harcını yayalım.
---Kalan hamuruda kalıbı kapatacak kadar açalım , elmaların üzerini örtelim.
  Üzerine biraz su sürelim, fırına verelim.(180 derece)
---Pay pişmeye başlayınca bir ara fırından çıkartıp üzerine 1 çay bardağı pudra şekerinin
  yarısını bir süzgeç yardımıyla serpip, tekrar fırına verelim.
---Piştikten sonra fırından alıp kalan pudra şekerini de üzerine serpelim.

  Yerken tıpkı  kar yağmış gibi üzerindeki bembeyaz pudra şekeriyle ,
   içindeki mayhoş elmaların tadı birleşiyor, ağzımızda nefis bir tat bırakıyor,
   harika bir çaylık...

------Yarın Kurban Bayramı arefesi.. Ben tatlımı yarın pişireceğim..
 Oğlumun istediği tatlı olacak...


                                                      afiyet olsun....

başka bir etkinlik




#fotografaskina 1-8.10 Gökyüzü ..

tesadüfen tanıdığım bir blog Ahu Kader.
Fotograf çekmeyi sevdiğim için
bu etkinlik hoşuma gitti,
bu blog  hayatımızdaki her türlü lezzete  açık,
bu da Ekim ayının görsel ziyafeti olsun...

güzel resimlerle dolu bir hafta sonu dilerim...

Kırşehir Gözlemesi


Çocuklar okuldan gelince yesinler diye onlara dün hazırladığım Oktay Usta tarifi Kırşehir gözlemesini size de sabah yayınlayıp kahvaltı yapmayanlara kahvaltıyı hatırlatmak istedim.
Asla kahvaltısız çıkmayın...Hele öğrenciler için kahvaltı şart.
 Mehtap teyzelerinden naçizane  tavsiye ;dersleri daha iyi dinlersiniz.
Bu tarifi denememin bir sebebide Ömer'in memleketinin yemeği, ona da bir güzellik
olsun istedim..

*4 su bardağı un,
*1 yumurta,
*1/2 çay bardağı sıvı yağ,
*1 su bardağı su,
*tuz,

İç malzeme;
*250 gr kadar kıyma,
*3 soğan,
*1 kaşık domates salçası,
*tuz ,karabiber,
*zeytinyağ

***Unu yoğurma kabımıza alıp ortasını havuz yapalım, yumurta ,sıvıyağ ve azar azar
su ilavesiyle güzel bir hamur yoğurup bir süre dinlendirelim.

***İç malzememiz için soğanları yarım ay şeklinde doğrayıp, kıymayla iyice kavuralım,
 salçasını tuzunu karabiberini ilave edip ılınmaya bırakalım.

***Dinlenen hamuru ben 14 bezeye ayırdım. Bezeleri merdaneyle açıp içine ılınan
harcımızdan koyarak D şeklinde kapatalım.
***Teflon tavada (tabii ki saç da daha güzel olur ama ne yapalım
 apartman mutfaklarında ancak teflon tava ile oluyor bu işler)
 alt üst kızarana kadar pişirelim...

Günümüz güzel olsun,
   ama en önemlisi ağzımızın tadı da yerinde olsun...


sebzeli biftek

*1 kg biftek,
*1 adet havuç,
*2-3 domates,
*1 tatlı kırmızı biber,
*2-3 adet yeşil köy biberi,
*2 adet kuru soğan,
*2-3 diş sarımsak,
*tane karabiber, tuz
*zeytinyağ,

Bulgur pilavının yanına gider diye düşünüp ondan sonraki tarif olarak,
 bu pratik ve kendime has et yemeğini uygun buldum..Kendime has derken bazen adını
koymadan, eldeki malzemelerle doğaçlama yemekler pişiririm tabii ki ;
'' ben deee' diyen pek çok insan gibi.. Özellikle etle sebzenin birlikte kullanılması
özellikle yazın bir sürü yemek çeşidi yapmamıza olanak sunuyor...Kulakları çınlasın
bazı etle arası hiç olmayan blog komşularımız da yok değil onlara da sevgiler kocaman:))

---Tavayı iyice ısıtıp az biraz zeytinyağ gezdirelim, tava kızsın.
---Etlerin her iki yüzünü tava da 3 er dakika kadar kızartıp mühürleyelim.
  (bu kelimeyi bu şekilde kullanmayı seviyorum)
--Hafif rengi dönen etleri başka bir kaba alalım.
--Yarımay biçiminde doğranmış soğanları , sarımsaklarla beraber aynı tavada kavuralım.
--Küçük doğranmış havuçlar, biberler ve en son domatesleri ilave edelim.
--Kısa bir süre hepsini harmanlayarak kavuralım ve etleri ilave edelim.
--Tuz ve tane karabiberleri de katıp, tencerenin kapağını kapayalım,
 kendi suyuyla kısık ateşte  etler iyice yumuşayana kadar pişirelim...
*****
İhmal ettiğim bloğuma bu hafta umarım daha çok zaman ayırıp ,sizleri daha çok dolaşırım.
Instagram denen muhitte de buradaki blog komşularımı yakalayınca takibe geçiyorum,
orası da farklı bir alem, daha zahmetsiz ,daha şipşak...

Bu şaşırtıcı sıcak İstanbul  akşamının ,
hepimize güzel bir hafta  getirmesini diliyorum.
çalışanlara hayırlı bol kazançlar ,
güzel performanslar, 
öğrencilere ki iki tane de bende mevcut ,zihin açıklığı diliyorum.

                             ..........******..........

Arpa Şehriyeli Bulgur Pilavı



Bulgur ve şehriye uyumunun tadını ben yeni keşfettim galiba.
Kavrulmuş tel şehriye karıştırılmış bulguru ilk markette paketlenmiş, sonra pazarlarda
satılırken görünce güzel fikir demiştim. Ama ilk kez bu yaz arpa şehriyeyle denedim.
 Denedikten sonra bizim mutfakta sık pişen bir pilav çeşidi oldu.
Bulguru oldum olası çook severim.
Salatatasını, köftelerde ki halini, pilavda çeşitlenmesini..
Her öğün yiyebilirim.
Üstelik sağlıklı olduğu  uzmanlarca da sık sık gündeme getiriliyor.


*2 su bardağı  bulgur,
*2 kahve fincanı arpa şehriye
*1 yeşil köy biberi,
*1 domates,
*zeytinyağ,
*tuz,karabiber..

-Yemeklerde genel tercihimiz olan zeytinyağda ,arpa şehriyeler minik doğranmış biberle
 beraber kavrulur.
-Kabukları soyulup ufak doğranmış domatesler ilave edilir.Karıştırılır.
-Bulgurda kavrulan arpa şehriyelere ilave edilip ,tuz karabiber ve bulgur ölçüsünden
iki kat fazla sıcak su ,varsa et suyu ya da tavuk suyu konularak önce harlı ateşte,
sonra kısık ateşte pişirilir..
(Bulgur pilava göre daha çok su kaldırır hele ki arpa şehriyeliyse)

Güzel bir Eylül haftası dilerim...
unutmayın  romantik hüzünlü Eylül'de bitiyor...

                                                                 AFİYET OLSUN..                                           

Yoğurtlu Şeftalili Tatlı



*1 bardak süzme yoğurt,
*150 gr sade bisküvi,
*1/2 bardak dövülmüş fındık,
*1 paket jöle,
*şeftali(büyüklüğüne göre 3-4 adet)

--Jöle iki su bardağı sıcak su ile eritildikten sonra ,bir bardak  soğuk su ilave edilir.
--Islatılmış cam bir tepsiye jöleden 1 bardak konularak, içine soyulup dilimlenmiş
şeftaliler yerleştirilir. Buzdolabına konularak donması beklenir.
--Bir bardak yoğurt , jölenin 3 de 1 i ile iyice karıştırılır. Buzdolabında donmuş olan
 şeftalili jölenin üzerine yayılarak tekrar buzdolabına kaldırılır.
--Son kalan jölede dövülmüş bisküvi ve fındıklarla karıştırılır, çok katı ise bir iki kaşık
 su ilave edilir, yoğurtlu jölenin üzerine yayılır.
--Buzdolabında dondurulan tatlımızın tepsisini, ılık su bulunan başka bir kapta ,
kısa bir süre bekletirsek kolayca servis tabağına ters çevirip,
servise sunabiliriz..

**** hafiften serinlemeye başlayan  hüzünlü, sarı, ıslak Eylül günlerinde 
       sıcacık yaz aylarını hemen unutmayın demek için güzel bir tatlı...

                                                           afiyet olsun....

Patatesli Biberli Poğaça


*1 yumurta,
*3-4çorba kaşığı yumuşak tereyağ,
*1 bardak su,
*aldığı kadar un,
*tuz.

-kabartma tozu ya da maya kullanmadan yapabileceğiniz  çok güzel bir poğaça.
-yoğurma kabında yumurta ve tereyağ karıştırılmaya başlanır.
-un ile birlikte su ilavesiyle  yavaş yavaş harmanlanır.
-orta yumuşaklıkta bir hamur elde edene kadar una su ilave ederek iyice yoğurulur.
-güzel bir hamur oluyor.

İÇ MALZMELER;
-2 haşlanmış patates,
-2 yeşil köy biberi,
-2 tatlı kırmızı biber,
-tuz, karabiber,
-3-4 çorba kaşığı, kuru soğanla kavrulmuş kıyma.

*haşlanmış patatesler iyice ezilir.
*biberler çok minik doğranır, patateslere katılır.
*sıvıyağda , minik doğradığınız soğanlarla kıymayı kavurun. Soğanlar iyice saydamlaşana,
kıyma suyunu salıp çekene kadar işleme devam edin. Tuz , karabiber ilave edin.
Ocaktan alın. Bu içi fazla yapıp başka tariflerde  rahatlıkla kullanabilirsiniz.
*Kıymalı iç ılındıktan sonra 3-4 çorba kaşığı patateslere ilave edelim.
*İçimizde yoğunluk patateslerde olmalı.

--bir süre dinlendirdiğimiz hamurdan küçük parçalar kopartıp elimizde açıp ,
içini, harcımızla dolu dolu doldurup -D- şeklinde kapatıp, bir su bardağının yardımıyla,
kenarlarını düzgünleştirelim.
**üzerine yumurta sarısı sürelim...


---Sabah çayla birlikte iyi gider diye düşünüp, erkenden poğaça hazırladım,
sevgili Blog Komşularıma. Her nekadar  çoğunluk Face ya da Instagram da  dolaşıyor
olsa da , hatta bende arada oradaki arkadaşları dolaşsam da,
ilk göz ağrısı gibi , önceliğim kesinlikle burası galiba.

sevgiler herkese..
güzel bir hafta sonu dilerim..


Muzlu Kek


-3 yumurta,
-1,5 su bardağı toz şeker,
-1 su bardağı sulu yoğurt,
-1/2 su bardağı zeytinyağ,
-1 adet muz,
-2 su bardağı un,
- 2 çorba kaşığı kakao,
-1 paket vanilya,
-1 paket kabartma tozu
                    -------*****--------
İstanbul a döndük yine çay saatleri başladı. Bu aralar ,
biraz da çocuklardan dolayı keklere ağırlık veriyorum, sık yaptıklarım var
 bir de arada denediklerim. (Domatesli Kek gibi)
Mesela bu da ,buzdolabında kalan ,hafif karardığı için yenilmeden
bekleyen muzun değerlendirilmesi amacıyla yapılan bir deneme keki olup,
 çok beğenildiği için sizlerin huzuruna geldi...
                  -------*****----------
**Yumurta ve şekerler iyice çırpılır,
**çırpmaya devam ederken yoğurt ve zeytinyağ ilave edilir. Muz iyice ezilerek
püre haline getirilir ve çırpma kabındaki malzemelere katılır.
**kuru malzemeler, un, kakao, kabartma tozu, vanilya elenir.
**sulu karışımla unlu karışım birleştirilir, tahta bir kaşıkla iyice karıştırılır.
**yağlanmış cam bir tepsiye(ben kare borcam kullandım) dökülür.
**önceden ısıtılmış fırında 180 d. de pişirilir..

****** tüm malzemeler oda ısısında olacak...
güzel bir hafta olsun..

                                                                  AFİYET OLSUN...

Domatesli Kek


 
 Annemin eski bir tarif defteri geçmişti yazın elime. Onu karıştırırken
''domatesli Kek'' tarifi gözüme çarptı. Nasıl olur bilemedim ama hep denemek istedim.
Şimdi domatesin en bol olduğu mevsim, bu yaz Bozcaada'da domatesin reçelini tadıp,
 tatlıya çok yakıştığını test edince, keki deneme fikrim kesinleşti.
Dün pişirdim, eşim evde yokken ve çayın yanına ona ikram ettim;
-bil bakalım bu kek neli??
bir çatalla kocaman bir kek parçasını ağzına attı, yedi,gülümsedi;
-şeftali li mi desem???
renginden dolayı sanki domates diycem ama ne alaka dersin,hıımm.

işte yazın en çok tükettiğimiz, tüm tezgahlarda en bol ve en ucuz ,en kırmızı,
sağlığımıza pek çok yararı olan hatta baş derdim tansiyona bile iyi geldiğini yeni duyduğum,
DOMATES VE KEKİ;

malzemeler;
*3 yumurta
*3 orta boy domates
*2 su bardağı toz şeker,
*1 su bardağı zeytinyağ,
*1/2 su bardağı ince çekilmiş fındık,
*3 su bardağı un
*1 paket kabartma tozu,
*1 paket vanilya,
*1 çimdik tarçın,
*1 avuç kadar kuru üzüm.

-domates kabukları soyulup, blendırdan geçirilerek püre haline getirilir.
-oda sıcaklığındaki yumurtalar toz şekerle iyice çırpılır.
-sonra domates püresi, sıvıyağ ilave edilip karıştırılır.
-elenmiş un, kabartma tozu,vanilya,tarçın ve fındık ilave edilip önce tahta kaşıkla,
sonra hepsinin iyice karışması için mikserle kısa bir süre çırpılır.
-yağlanmış cam tepsiye(kare borcamda pişirdim) dökülerek, üzerine kuru üzümler serpilir.
-180 derece önceden ısıtılmış fırında 30-40 dakika pişirilir..


                                                                     afiyet olsun...

Pizza



pazartesinin ''P'' si pizza ;
sevmeyen azdır diye düşünüyorum, buyrun tarifime;
MALZEMELER;
-1 yumurta,
-1,5 bardak ılık süt,
-1 paket kuru maya
-iki çorba kaşığı oda ısında tereyağ,
-5 su bardağı un,
-1 tatlı kaşığı tuz,
-1 tatlı kaşığı şeker,

sos;
-10 adet sosis.
-1 irice domates,
-1 çorba kaşığı tatlı biber salçası,
-1 kahve fincanı zeytinyağ,
-bir tutam kekik,
-1 diş sarımsak
-tuz, kara biber

 -bir kase dolusu kaşar peyniri rendesi..

**yoğurma kabına unu kayup ortasını havuz gibi açalım.
**önce yumurta ve tereyağını , üzerine ılık sütü ,kuru mayayı, tuz ve şekeri ilave edelim.
**elimizle önce sıvı malzemeleri yavaş karıştırarak ,unla azar azar harmanlayıp,
    hamur haline getirelim.
**iyice yoğuralım, hamur özleşince üzerini kapatıp, mayalanmaya bırakalım.
**yaklaşık 1 saat kadar bekleyen ve kabaran hamuru, zeytinyağla yağladığımız tepsimize
    alalım ve elimizle açarak tepsiye yayalım. Bir süre daha bu şekilde beklerken biz sosumuzu
    hazırlayalım.
**sos için domatesi ve sarımsağı rendeleyip, bir kaşık biber salçası ve çok az bir miktar
    su ile açalım. Zeytinyağ,tuz ,karabiber,kekik ve haşlayıp ufak ufak doğradığımız
    sosisleri ilave edelim.
**Hamurun üzerine sosumuzu yayalım ve bol kaşar peyniri rendesiyle leziz hale getirelim.

                                                 AFİYET OLSUN...

Fırında Tavuk Şinitzel

günaydın ,
öncelikle hepimizin günü yeni başlayan , sıcak olacağı belli,
bu uzun Ağustos günü gibi güzel geçsin diliyorum...
malzemeler;
*4 parça tavuk göğüs fileto
*5 çorba kaşığı mayonez,
*galeta unu.

-mayonezi tavukların her iki yüzüne  bir fırça yardımıyla sürelim.
-sonra galeta ununa bulayalım,
-En yüksek ısıda 10 dakika fırına verelim,  sonra fırının ayarını kısalım,
-yarım saate  yemeğiniz  hazır.

 kızartma tadında,
çok pratik ve çok lezzetli bir tavuk yemeği,




                                                           AFİYET OLSUN...

börek ile salata


günaydın,,

      tatile gitmeden çok pratik bir börek tarifi almıştım, Hülyalı Lezzetler 'den.
Şöyle ki ,
 milföy hamurlarını merdaneyle, aralarına  mısır nişasası serperek açıp, kıymalı iç harçla ,
rulo şeklinde sararak, yukarıdaki resimde görüldüğü şekil harika çıtır bir börek pişirebilirsiniz..
yanına sıcak sıcak demli çaylar, sabah için harika bir kahvaltı.
Laf aramızda klasik kahvaltı yerine her zaman bu tip bir kahvaltıyı tercih etmişimdir.
 
sabah börek yedim öğlen daha da acıkmadım derseniz bir salatayla da öğlen karnınız
gayet güzel doyar..


*1 haşlanmış patates,  küçük küçük doğranmış
*1 demet yıkanmış, kurulanmış, iri iri koparılmış roka,
*1 limon suyu,
*zeytinyağ,
*az tuz..
*1 kutu ton balığı..

    hemencecik hazırlayın, afiyetle yiyin...
gününüz çook güzel geçsin.
                                                   AFİYET OLSUN.

merhabaa, burayı bırakıp geldim:(







 



İstanbul'un keşmekeşine, yapışık sıcağına kolay alışılır mı...
bir kaç gün kendime gelemem kesin...
görüşürüz....

kara üzüm peltesi



komşumuzun bahçesinden gelen bu üzümler çekirdekli olmasına rağmen hem tatlı hem ince kabuklu.
hem yedik hem de tatlısını yaptık;

*1 kilo kara üzüm,
*1 su bardağı toz şeker,
*4 çorba kaşığı mısır nişastası,
*5 su bardağı su.

-üzümleri saplarından tane tane ayırıp bir tencereye koyalım.
-üzerine 1 su bardağı toz şeker dökerek,  kaşık yardımıyla ezelim.
-dört su bardağı su ilave edelim, ocağın altını yakıp iyice kaynatalım.
-bu arada bir  bardak suyun içerisinde de mısır nişastasını eritelim.
-şekerli su ile iyice helmelenen üzümleri, başka bir tencereye tel süzgeçten geçirip süzelim.
-içine nişastalı suyu ilave edip tekrar ocağa koyalım,
-göz göz olup koyulaşana kadar pişirelim..

mayhoş, tatlı, serin...
hepsi birarada leziz bir yaz akşamı tatlısı...

                            afiyet olsun.......
 

Muz Mücveri:)

 

bir tv kanalında gördüğüm tarifi ,dolapta yenmeyi bekleyen muzlarla denedim.
iyi ki denemişim, leziz bir kahvaltılık oldu;
ben denediğim ölçülere göre veriyorum tarifi;

*2 adet orta büyüklükte muz(biraz yumuşak ,kararmaya başlamış olanlardan)
*1 adet yumurta,
*2 çorba kaşığı un,
* kızartmak için az zeytinyağ..
*bal.

-muzları iyice ezip püre haline getiriyoruz.
-içine yumurtayı kırıp,  iki kaşık unu yediriyoruz.
-iyice kızdırdığımız tavaya bir miktar zeytinyağ koyup , muzları kaşık kaşık dökerek
altı üstü nar gibi olana kadar pişiriyoruz..
ve servis yaparken üzerine bal gezdiriyoruz...

ağzımızın tadı bal olsun..

                                                                       AFİYET OLSUN....

Kapalı pizza-(Calzone)


 
 
Ramazanı Ayvalık'ta annem ve babamla geçiriyoruz. Gün içinde annemle muhabbetimiz
''iftara ne pişirsek?!'' konusu üzerinde yoğunlaşıyor.
 Bu konuda annemin favorilerinden biri Oktay Usta menüleri:)
  Oktay ustada geçen gün Batuhan Piatti vardı , Calzone pişirdi. Bakmayın böyle yazdığıma
ilk kez duydum ama annecim ;
-aa yapalım bunu bak güzelmiş dedi, bizde İtalyan işi Calzone yani kapalı pizzayla
leziz bir iftar sofrası kurduk;
 
*5 su bardağı un,
*1 küçük çay bardağı zeytinyağ,
*1 paket kurumaya,
*tuz
*aldığı kadar su,(ele yapışmayacak bir hamur olacak kadar azar azar ilave)

*2 domates,
*1 kaşık salça,
*fesleğen,
*1 yemek kaşığı kadar zeytinyağ,
*tuz karabiber

*kaşar peyniri,
*salam,
-Domatesleri bir kaseye rendeleyip salça ve zeytinyağla karıştıralım, tuzunu ve fesleğeni
ilave edelim(Biz sarımsak kullanmadık ama tarifte vardı)

-Bir kaba koyduğumuz beş bardak unun ortasını havuz yapıp zeytinyağ,kurumaya,tuz
ve su ilave ederek kulakmemesi yumuşaklığında bir hamur yapalım.
bu hamurdan biz 11 beze yaptık.
-Bezeleri merdane ile açalım. Yarı tarafına önce domates sosu, üzerine salamlar,
onun üzerine bol kaşar peyniri rendesi konulup diğer yarısı D olacak şekilde kapatalım.
Kolay kapanması için kenarlarını su ile ıslatalım, açılmasın diye de  kenarlarını
kıvıralım.
-Tepside bir miktar mayalandırılıp 180 derecede üzeri kızarana kadar pişirelim.

Gördüğünüz gibi,çok güzel puf puf kabardı...
çok beğendik:))


                                                                  afiyet olsun...

Bozcaada'dan ne alsak?

 harika domates reçelleri var, incir de öyle.. en eski ve iyi reçel yapan yeri Salto Reçelcisi;

meydanda PTT nin yanında,tavsiye etmişlerdi ,gerçektende güzel reçelleri var.
Domatesleri bademle birlikte reçel yapmışlar,söylemeseler domates olduğu hiç anlaşılmıyor.

tabii bir de Çiçek Fırın'ı ziyaret edin.Harika bademli , damla sakızlı kurabiyeleri var;


Başlığın devamında aslında ''Şarap'' demem ve öyle devam etmem lazımdı.
Adanın en ünlü geçim kaynağı  üzümleri ,gittiğimizde toplanmamıştı,
ama sepetlere koymuşlar evlerinin önünde ikram ediyorlar:)

bir de üzümden yaptıkları şarapları, ancak  eskiden şarap tadımı yaptırıp, mahzenlerini, şarap yapımını görmenizi sağlayan firma iki haftadır bunu yapmıyormuş, yasakmış artık!
öyle tadım yapmak filan yok,bizde sadece satış yerlerini ziyaret ettik, rehberimiz biraz anlattı
nasıl şarap üretildiğini, hangisinin tadının nasıl oluştuğunu..


aklıma geldi 
 hergün televizyonlara çıkıp
'' biz kimsenin  hayat tarzına müdahale etmiyoruz''
demiyorlar mıydı????

                                                   --  bitti....

bu ne güzel ada..

çiçekler ayrı bir renk cümbüşü yaratır da mavi sular eksik kalır mı?
Bunu da en güzel görebildiğimiz yerlerden biri Egenin serin suları;

        Bozcaada burası. Ben ilk kez gittim.
Geyikli'den bakınca çok yüksek olmayan bir tepesi ile kaş şeklinde uzanan
boz renkli bir kaya parçası gibi.
 Küçük şirin bir balıkçı kasabasını andırıyor. Türkiyemizin 3.büyük adasıymış.Böyle taş göründüğüne bakmayın üzeri kendine özgü bir bitki örtüsüyle kaplı, sanki kadife kumaş gibi.
Başka bir özelliği hiç köyü olmayan bir ada olmasıymış.
Sadece iki mahalleden oluşuyormuş, Rum ve Türk mahalleleri . Tabii Rum mahallesi
sadece adında yoksa adada yaşayan rum neredeyse kalmamış.


Kocaman bir kalesi var,

sahilinde püfür püfür esen rüzgara karşı çay bahçeleri var;
 

 bir uçtan bir uca uzanan sokakları var , çiçekli pencereli, harika boyanmış kapıları ki üzerinde anahtarları bile alınmamış taş evleri var,
  

burası da adalı Sokrat'ın evi, hiç anmak istemediğim acıklı bir öyküsü var.

Ada nın plajlarına giderken Ayazma şapelinden geçtik.Burası özel bir işletmeye verilmiş,
kafeterya olacakmış !!
tamirat yaptıklarından bizi içeri sokmadıkları gibi terbiyesizce davranıp neredeyse azarlayıp,
kovdular. Ama biz yinede çeşmesinden akan sudan içtik;
Rehberimiz bu sudan içen adalı oluyormuş demişti de:))


ve işte en güzel renkler;
gördüğüm en güzel denizlerden,zaten akvaryum demişler,
soğuk olması bile sizi yüzmekten alıkoyamıyor.Harika bir yer...


                                                             -1-



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...