İstanbul'un balkonu,

Yakacık , Kartal'ı tepeden gören konumu, yazın püfür püfür havası, Bizans dönemine kadar uzanan tarihi, Ayazması, bir zamanlar şırıl şırıl akan memba suları ile ünlü, doğa harikası bir yer. Manzarasından dolayı İstanbul'un balkonu diyede adlandırılır. İstanbul'da yerleşim yerlerine yakın son kalan yeşil yerlerden biri Yakacık. Betonlaşmadan nasibini almaya başlasa da yine de Kartal'ın en sakin , nezih ve yeşil yerlerinden biri. 
Ayazma 'da eskiden meydandaki koca çınarın altında şarıl şarıl memba suyu akan bir çeşme vardı. Henüz içme sularının damacanalara girmemiş olduğu  zamanlarda ,yakından uzaktan gelen herkes, içme sularını Yakacık'taki bir çok kaynak suyundan bidonlara doldurmak suretiyle evlerine taşır, bu suları içerlerdi. Yakacık suyu ile yapılan çayın rengine ve tadına doyum olmazdı.Rahmetli dedem ve anneannemle, dedemin süt mavisi otomobili ile bidon bidon su taşıdığımızı hatırlarım.Su almak bahanesiyle gidilen Yakacık Ayazma meydanındaki çay bahçelerinde de bir çay molası verilmeden dönülmezdi tabii.Semaverle gelen çaylar ne tatlı gelirdi. 
Şimdi tabii ki o kaynak suları kurudu gitti. Lakin yemyeşil ulu çınarlar yerli yerinde. O ağaçların altında oturup, bir çay kahve içmek çok huzurlu, çok zevkli.







Üstelik bu cay bahçeleri ,odun fırınlarında harika pide ve lahmacunlar pişiriyorlar, bazıları kendin pişir kendin ye tarzı çalışıyor, etini mangalını yapıyor. Manzara eşliğinde karnınızı bir güzel doyuruyorsunuz.



Güzel ilçemin güzel Yakacık'ı Anadolu yakasında hep aynı yerleri  ve AVM'leri gezmekten bunalan, değişik yerler görelim diyenler için biçilmiş kaftan adeta.
Üstelik İstanbul'da uzun yıllar boyu faaliyet gösterebilen mekan sayısı kanımca çok fazla değildir, saysan sayılır belki de.Tabelasında; Kuruluş yılı 1933 yazan Ayazma Çay bahçesi bunlardan biri.Yanındaki Çınar Çay bahçesi keza uzun yıllar önce kurulmuş. Bunca yıldır faaliyet gösteren  yerlere meraktan bile gelinebilir.
Yolu bizim güzel Kartal'ımıza düşenlere, hafta sonu için benden bir öneri olsun Yakacık Ayazma. Hava soğuk ve gri ama gezilmeyecek kadar değil.
Ağız tadı yerinde, mutlu bir hafta sonu diliyorum herkese..

Karşıya geçmek..



Her şehirin kendine özgü kelimeleri, deyimleri, anlatımları vardır. Mesela İstanbul'da boğazın iki yakası arasında gidip gelmekten ''Karşıya geçmek'' diye söz edilir. Biz Anadolu yakasındakiler için köprü ile ya da motor, vapur gibi vasıtalarla Avrupa yakasına geçmektir. Bizim ilçemiz de deniz kenarı, adalar manzaralı, güzel bir sahili var.Ama tabii ki boğaz sahili, her İstanbul yaşayanı için apayrı bir yerdedir. ''Boğaza gezmeye gitmek'' özel ve güzel bir gezidir.
İstanbul'da yaşamanın tüm meşakkatli yanlarına bir perde iner, kendinizi bu şehirde yaşadığınız için çok ama çok şanslı hissedersiniz.

Boğaz kenarında sıra sıra dizili semtler arasında bizim en sevdiğimiz yerlerden biri Sarıyer. Yıllardır hep aynı olan, bozulmayan, betonlaşmayan çehresi bizi kendine çekiyor.Malum İstanbul'da betonlaşmadan en çok nasibini alan yerlerden biri de bizim yaşadığımız ilçe,Kartal. Dolayısıyla Sarıyer'i gezip dönünce insan kendi ilçesi için üzülüyor.

Neyse bu gün güzel şeyler paylaşmaya niyetliydim.
Öyle de olsun.
Hem güzel hem de lezzetli  olsun üstelik.
Sarıyer'de ne, nerede yenir için, ufak bir öneri benden sizlere.
😉


Haftanızın tatlısı da tuzlusu da ağız tadıyla geçsin.
Güzel bir hafta başlangıcı diliyorum...

mandalinalı kek

Ayvalık'da arka bahçedeki küçük mandalina ağacımız bu yıl bol bol meyve vermiş. Biz oradayken henüz sararmamışlardı. Annemler gelirken toplayıp getirmişler. Hem ince kabuklu hem de çekirdeksiz, güzel kokulu. C vitamini.Bol bol yedik, annem mandalinadan reçel bile yaptı. Bende akşam üzeri çay saati için Ayvalık mandalinalı kek pişireyim , dedim.
Doğaçlama bir anne tarifi;

*2 yumurta,
*1,5 su bardağı toz şeker,
*1 çay bardağı yoğurt,
*1 çay bardağından biraz az sıvıyağ,
*1,5 çay bardağı mandalina suyu,
*Yarım çay bardağı kadar dövülmüş badem,
*2 bardak un,
*Kabartma tozu, vanilya,mandalina kabuğu rendesi.
-İlk olarak oda sıcaklığındaki yumurtalar toz şekerle iyice çırpılarak köpürtüldü.
Sonra önce sıvı malzemeler ,sonra kuru malzemeler eklenerek güzel bir kek çırpılıverdi. Önceden ısıtılmış fırında mis gibi pişti.
Ayvalık mandalinası keki,
çayı boş boş içmekten hoşlanmayan annem için pişti.Hepimiz afiyetle yedik:)

kahve ve mavi.

Yine yeniden güzel bir sabah. Kasım ayı, pastırma yazını uzatarak, güneşli günlerle bizi mutlu etmeye devam ediyor.  Oysa bir ay önce ,kış erken gelecek diye üzülüyorduk, malum doğal gaz faturaları gelmeye başlayacak falan:)
Deniz bile sabahları biraz grileşse de sonradan mavi mavi gülümsüyor bize. Gündüz yakamozları ,şıkır şıkır. Yüzümüze değen güneş, masamızda sade kahveler,güzel bir dost muhabbeti. Martıların sesi bile fena gelmiyor,böyle havalarda insana.Kasım değil belki nedeni, belki öylesine .İçten gelen bir huzur, bir mutluluk hali.Önemli olanda bu zaten, iç huzuru,..

Bu mavi sabah için aklıma düşen mısralar,ne demiş şair;

İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.
..                                       (Orhan Veli-Dalgacı Mahmut)



 

Şiddet son bulsa


Ünlü şarkıcı Sıla yine kendisi kadar ünlü oyuncu Ahmet Kural'dan şiddet gördüğünü belirterek yargıya müracaat etti.
Ortalık karıştı.
Çok ünlü bir kadın böyle bir duruma maruz kaldığı için değil de  daha çok
başına gelen onur kırıcı olayı saklamayıp, sesini çıkartma cesaretini gösterdiği için alkışlandı,destek gördü. Dün izlediğim bir magazin gazetecisi daha önce de Ahmet Kural'ın Sıla'ya tokat attığını ancak Sıla'nın onu affettiğini, çünkü çok sevdiğini ,söylüyordu.Bu affedilecek bir şey değil,hele seven bir insanın yapacağı bir şey, hiç değil. Demekki karşılıksız bir sevgiymiş.Bir kez bu davranışı gösterenin bir daha yapmayacağının garantisi yoktur.
Ben ''Genelde şiddet''e karşı bir insanım.Erkeği, kadını çocuğu yok, bu işe itiraz etmenin.Her türe, herkesin yaptığı şiddete karşıyım.
İtiraz etmemiz gereken ,karşı durmamız gereken, çocuklarımıza öğretmemiz gereken ;her türlü şiddete karşı çıkmamız.
Ama bizim toplumda ''Dayak cennetten çıkmadır'' yok efendim ''Kızını dövmeyen dizini döver'' gibi ,söylenmez olasıca, büyük sözlerimiz var.Hele ki ''ananın (babanın, hocanın)tokat attığı yerde gül biter ''gibi lafları asla ve kat'a kabul edemeyiz.Kimsenin kimseyi dövmeye hakkı yok.
 Yabancı basında da arada böyle ünlü kadınlara şiddet olayları göze çarpıyor.Sanırım Rihanna idi, bir ara onunda başına gelmişti.Basında yüzü dağılmış haldeki fotografları yayınlanmıştı.Onlarda neden oluyor peki? Eğitim , kültür, din hepsi farklı ama şiddet gösteren yaratıklar orada da mevcut.
Yaradılış itibariyle demek ,kötü insanlar var hayatta. Karşısındakini zayıf gördüğünde, kendini dev aynasında gördüğünde, hastalıklı yanları ortaya çıkıveriyor.
Bu konuda ,bu kadına şiddetin önlenmesi konusunda toplumun, politikacıların, hukukçuların ve ailelerin yapacağı şeyler olmalı;
Mesela bu şekilde kadına şiddet gösterilerinde bulunanlara ağır cezai yaptırımlar  konulması.Ki aklından geçenler caysınlar ve yapanın yanına kar kalmasın.
Mesela,toplumsal olarak dışlansınlar.
Mesela, şiddet içeren çizgi filmler,filmler,diziler olmasın, bilgisayar oyunları olmasın,
Mesela belki de en önemlisi;
 Ailelerin  çocuklarını sevgi dolu ortamlarda yetiştirmeleri.Onların hem kendilerine hem de başkalarına ,kişiliklerine ve haklarına saygılı, nazik bireyler olarak yetiştirmesi.Sanırım en temelde bu yatıyor.

 Bu tip şiddet olaylarının evlerden uzak olmasını temenni ediyorum.




Eşekli Kütüphaneci


Yunanlı Dimitrios mübadele sırasında yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakılan büyüklerinin hatıralarını yadetmek, onların anlattıkları yerleri, yaşayıp görmek için Yunanistan'dan peribacaları diyarı Ürgüp'e gelir.
Bu masal diyarı Dimitrios'un ''Baba'' lakaplı  antikacı genç Aziz ve ailesi ile tanışmasına vesile olur. Dimitros, evlerinde misafir olduğu ailenin babası Mustafa Güzelgöz'ün Ürgüp'de çok tanınan, çevre köylere çok faydalı işlere imza atmış ''Eşekli Kütüphaneci'' olarak tanındığını öğrenince onun hikayesini öğrenmek ister. Mustafa Güzelgöz'ün hayat hikayesi Dimitros'u hayretten hayrete sürükler.Mustafa Güzelgöz namı diğer ''Eşekli Kütüphaneci'' Ürgüp'ün otuzdan fazla köy halkını ,özellikle kadınları, çocukları kitapla tanıştırmış, onlara dünyanın kapılarını açmıştır. Sadece onunla yetinmemiş kooparatifçilik yapmalarına önayak olmuş ,karşılıksız bir çok işe girişmiştir,faydalı olmak için çırpınmıştır.
Bu çabaları zamanla etrafındaki haset insanları çileden çıkarmış olsa gerek ki Mustafa Güzelgöz ile uğraşmaya başlamışlar.Şikayet etmişler, müfettiş çağırmışlar.
Peki onca iyilik yaptığı insanlar ne yapmış..
Ne yapmış olabilir sizce?
Gerçekçi bir muhasebe yapın ; size onca iyiliği dokunmuş birine, birileri köstek oluyorsa , o sizin için ve sizden habersiz onca çaba, çile ile bir çok işe girişip sonuçlandırmışsa. Başı dara girdiğinde ne yaparsınız?

Fakir Baykurt (1929-1999)  son eseri olan ''Eşekli Kütüpkaneci '' romanını 1999 yılında Almanya'da hasta yatağında yazdı. Eylül 2000 yılında basıldı.
Fakir Baykurt ,yazdığı bu kitapta iki farklı dönem içerisinde ; sevgiyi, dostluğu, azimle çalışmayı, yılmamayı, kardeşliği  Ürgüp'ün masalsı atmosferi içerisine sarıp sarmalayarak  çok sade ,güzel bir dille anlatmış.
Ne okusam diyenlere tavsiye ederim.

Not:Kitabın içerisinden bir de güzel kartpostal çıktı:) Zarif bir düşünce.

Ekim haberlerinden özetler,

  Ne kadar hızlı bir haber gündemi var bizim memlekette. Kasım ayı geldi çattı.Hızla geçen Ekim ayında her akşam izlediğimiz haberlerden akılda kalanları not almışım bu ay.Şöyle bir özetleyerek bloguma da not bırakayım.Çünkü öyle balık hafızalıyız ki.Görüp duyup geçiveriyoruz,unutuyoruz bizi nelerle oyaladıklarını.Buyrun;
*Doğalgaza, elektriğe  %9 yani üç ayın toplamı %29 zam geldi.
*Ayın üçünde enflasyon oranı açıklandı; eylül ayı için tüketici enflasyonu %24,6 üretici enflasyonu ise %46..
*Devlet kamusal denetimi Mckınsey isimli  bir ABD şirketine verildi.

*Batmanda 8 şehit verildi(Allah rahmet eylesin,nurlar içinde uyusunlar).
*Bahçeli,Meral Akşeneri twitter üzerinden tehdit etti.Aynı akşam kalabalık bir Mhp'li grup Akşener'in evi önünde eylem yaptı.Akşener ve kocası tek başlarına
cesurca bunları bir güzel paylayıp azarladı. Ortalık karıştı.
*Domates 10 TL lerde geziyor.
*Cumhurbaşkanı tepkileri gözardı etmedi, Mc Kinsey' le anlaşma falan yok, biz bize yeteriz, dedi.Bu fikri savunanlar açıkta kalıverdi, olay bitti.
*Bu arada Suudi bir gazeteci Suudi Arabistan Büyükelçiliğine,özel bir işi için girdikten sonra bir daha ortada görülmedi. Ortalık uluslararası boyutta karıştı, olay büyüdü.15 gün sonra olayla ilgili araştırma yapıldı.Gazeteciyi feci şekilde öldürdükleri ortaya çıktı.
*Memleketteki krizin müsebbibi olarak görülen,  çeşitli zamanlarda çeşitli sıfatlarla anılmış olan Brunson , görülen son mahkemesinde serbest bırakıldı,memleketine gitti.Kendi başkanı tarafından karşılanıp, duası alındı.  Bizde de dolar düşsün diye beklendi,uzun süre sonra dolar 5'lere indi,herkes ohh bak dolar düştü dedi.Oysa mart ayında dolar zaten 3'lerdeydi.
*Ekonomi bakanı 3 ay, yani ekimin yarısı kasım ve aralık oluyor, doğalgaz ve elektirik zammı yapılmayacak dedi. Ekim başında yapılmıştı zaten ayıp ya hu) %10 indirim kampanyası başlattı.
*Arda Turan ile şarkıcı Berkay bir gece kulübünde sabaha karşı birbirine girdiler, burunlar kırıldı, kurşunlar atıldı.Tüm magazinde ve ulusal
haberlerde birinci sıra oldu. Sonra olay  birbirden bire kapandı.
Bir kaç gün sonra Arda'nın bebeği oldu, eşiyle mutlu pozlar verdi.
*Bahçeli, yerel seçimlerde kimse ile ittifak yapmayacaklarını ilan etti.(Küstü çünkü galiba)
*Danıştayın andımızın okunmasını yasaklayan yürütme kararını
iptal etmesine iktidar karşı çıktı, Mhp alkışladı.Ne var andımız okunsa ,neyi rahatsız edici ,dedi.İktidar ise bizim tek andımız İstiklal Marşıdır, deyip nokta koydu.
*Yıl 2018.İki ana kuzusu,iki kahraman askerimiz donarak şehit oldu.İçimiz kavruldu.Mekanlar cennet olsun.

*29 ekim Cumhuriyet Bayramında yeni havaalanı açıldı.İsmini bir tek cumhurbaşkanı biliyordu ,sonunda konuşması sırasında açıkladı; İstanbul Havaalanı.
Cumhuriyet resepsiyonu ülkemizde ilk kez kez Ankara dışında İstanbul'da
henüz bitmemiş havaalanında  yapıldı.
*Ekonomi düzelsin diye bazı  vergilerde indirime gidildi.(beyaz eşya ,araba falan gibi mallarda)
Oysa halk gıda fiyatlarında, elektrik, doğalgaz ulaşım fiyatlarında indirim beklemekteydi..
------

Her yönden farkındalıklarımızın artması dileğiyle...
Güzel bir Kasım ayı geçer umuduyla...

(sizin de aklınıza gelenleri yoruma ekleyiverin)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...