yeni normal


Normal ne demek
Olağan,her zamanki gibi, alışılagelmiş,hep yapılan,sıradanlaşmış olan.
 Yeni ne demek:
Daha önce hiç yapılmayan,kullanılmayan,söylenmeyen  ya da ilk yapılan ,
henüz ortaya çıkan şey ya da durum.
Peki,
Yeni Normal ,ne demek:
daha önce hiç başımıza gelmemiş,henüz olan bir şey ,lakin aynı zamanda olağan ve hep yapılan,alışılan bir şey.
Yoksa şöyle mi;
Bu aslında yeni bir şey ama ilerde normal sayılacak.
??? ? 

Kısaca yeni normal yerine anormal desek ,sıradışı desek daha kolay anlaşılacak.
Bilemedim.
Bildiğim altında gölgelendiğim salkım söğüt ağacı gayet normal şekilde yeşillenmiş,yapraklanmış,rüzgarda tatlı tatlı sallanmaktaymış. 
Anormal durum ise ;insanların kollarında , ellerinde,araba dikiz aynalarında,
hadi kibar olsun ''mendil ceplerinde'' ,çantalarında maske taşımaları.Belki yedek maskelerini o şekilde taşıyabilirler. Ama maske yüzde olacak,ağzı-burnu kapatacak. 
Hepimizin ikilemde kalmasının tek nedeni,hastalıkların ilk başladığı zamanlarda maske takılmasına karşı durulması, sonradan ''yok yok mutlaka takılacakmış'' diye çark edilmesi oldu. İşte şimdi kimi takıyor sıkı sıkı, kimi orasında burasında taşıyor.
Bence maske takmak artık normalimiz,uzunca bir süre öyle olacak gibi. 
Maskeyi para cezasından korktuğumuz için değil, sağlığımızı kaybetmekten korktuğumuz için takmamız gerekiyor. Umarım maskesiz çıkmamayı alışkanlık ediniriz , salgın da geçer gider.
 

 

 

İyi ki doğdunuz.

Çok sevdiklerim, en çok sevdiklerim, hayatımın en güzelleri, en bakmaya doyamadıklarım ,hayatınız sağlık,mutluluk, sevgi, huzur dolu olsun.Nice mutlu yaşlar canım kızım, canım oğlum. 
Sizi seviyorum. 

Son dört beş yıldır doğum günlerinde burada değillerdi ,hepimiz ayrı yerlerdeydik.
İşte salgının bir olumlu yönü bu yıl yeni yaşlarına birlikte kutlayarak girdiler.
Aylardır ilk defa dışarı çıktılar, artık arkadaşlarıyla aralarında sosyal mesafe ne kadar oldu ,bilemiycem.
Günlerdir canımız laz böreği çekiyor:)Tadını geç öğrenip,çok beğendiğimiz bir tatlı. Mahallenin pidecisi hafta sonları pişirip satıyor ,arada oradan alıp yiyoruz/yiyorduk salgından önce. Ama uzun zamandır dışarıdan yemek yemediğimiz için laz böreğini de evde yapalım, diyordum. Yaptım.
Doğum günü bahanesi oldu,lazböreğini doğum günü pastası olarak kabul ettik, korona günleri gibi pastamız da değişik oldu . Olsun,dedik,ha pasta ha börek,
önemli olan niyet:)
 
 Bir süre önce üniversite ,yurtlardaki eşyaları gelip boşaltabilirsiniz ,diye bir duyuru yaptı. Kızım da nihayet gidip kardeşi ve arkadaşı ile eşyalarını yurttan alıp geldi. Tabii ki iki-üç hafta sonra döneriz düşüncesiyle bütün eşyaları orada kalmıştı tüm öğrencilerin. Dolayısıyla uzun süredir kapalı odalarda kalan eşyalar ,giysiler tek tek yıkamadan ,temizlemeden geçti. Biz ve çamaşır makinası çok çalıştık. 
Hayır,yerleşirken de zorlandık,çünkü bende bu geçen beş yılda çocukların odalarına baya baya yayılmışım.  
Nihayetinde yerleştik ve mutluyum..



mola


Hayat sığ bir su gibi durgun bu aralar,sanki sadece ayaklarım içinde. Ruhumu tatlandırmak için ufak mutluluk,kafa dinleme molalarına ihtiyaç duyuyorum.
 
Yaşam eskiye döndü, doğru. Dışarıda görünen fark ,insanların gerdanlarını,gıdılarını kapatan çoğu siyah maskeler. Bazen beyaz maske, siperlik ve eldivenli bir kadın da geçmiyor değil ama çok seyrek. Mesela cadde eskisi kadar kalabalık, dersane açıldı,karşıdaki inşaat desen zaten korona oraya hiiç uğramadı,pazar günleri hariç hep çalıştılar. 
Migros Sanal Market bile artık aynı gün sipariş teslimi yapıyor, bu dönem geçse de /sebze meyve hariç/ sanal market olayından vazgeçmem. Salgın sonrası edindiğim bir alışkanlık olacak sanırım.

Çocuklar da artık son  açıklamalardan sonra sitenin ve parkın tüm boşluklarını hoşlukları ile doldurdular. Etraf cıvıl cıvıl oldu. 
Tedirginliklerini çoktan atmışlardı ki gençlik için bu gayet normal. 65 yaş üzeri de gün içinde rahatça çıkabilecek, tabi maskeyi takıp mesafeyi kollamak şartı ile.
Hayırlısı.
Ramazanda iftarı abartmış,alalacele, tıka basa yiyor gibiyiz. Sonra midemizi oğuştura oğuştura dolaşmayız inşallah.

 Ben de uzun bir aradan sonra ilk defa kitap okumaya odaklanabildim. Onları da oğlum almıştı, ben de bir bakayım dedim.
Yazar Stefan  Zweıg ''Olağanüstü Bir Gece''
Yazar L.N.Tolstoy ''İnsan Neyle Yaşar''

Şimdi hazır bir heves gelip, okuma tembelliğimi üzerimden atmışken ,ben biraz kitap okuyayım.

biraz sahil havası

Özlemedik desek, yalan olur.

Balkondan bakıp bakıp iç geçirmedik, desek ,inanmayın.
O mavilikler gönlümüzü çelmeye çalışmadı mı? Gidip gidip ,dolaşan zabıtaları görüp,karşı kaldırımdan gerisin geriye dönmedik mi:) saklasam ,olmaz.
Ya o sarı olay yeri bantlarını yırtıp geçsek,uzun uzun iyot kokusunu genzimize çeke çeke yürüsek, diye gönlümüzden fesatlık bile geçirdik,yapmadık.
Ve sonunda  işte bekleyen derviş muradına ermiş.
Bu hafta sonu ,yani haziranın ilk pazarı ,aylardan sonra ilk kez sokağa çıkma kısıtlaması yok. Hava tam bir yaz havası ,maviliklerle buluşmanın tam da zamanı.
Sahiller  serbest, üstelik ''Dumansız sahil'' Mangalcılar elveda,merhaba piknikçiler,evde yemek hazırlayıp gelenler,termosdan çay kahve içenler,rejisör koltuk- katlanır masacılar, yerlere kilim serip yayılanlar,semaverciler,çekirdek çıtlayanlar,bisikletle gezenler,koşanlar,yürüyenler,motosikletli çay-kahve satıcıları, baloncular,pamuk şekerciler,sandalcılar..
Sahiller yine şen şakrak.Kedicikler yalnızlıktan kurtuldu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...